|
|
|
 |
ÜZERIMDE BÜYÜ VARMI HATTI
0542 733 18 49
Sabah 11:00'den akşam 22:00'a kadar
Adınız Ana Adınız D.tarihiniz Meslek Ve aradığınız İl
Bu bilgileri kısa sms mesaj olarak gönderip Ertesi gün
arayıp sonucunu alabilirsiniz.
Eğer Üzerinizde Büyü yada Nazar çıkar ise Bu konuda
Yardım alabilirsiniz.
Namaz vakitleri aramayiniz persembe 14:00’e kadar arayabilirsiniz..
Yogun bir görüsme trafigin izin verdigi ölçüde sizinle Ömer Efendi görüşebilir.
|
|
| ÖMER EFENDİ'DEN SÖZLER |
|
|
|
|
|
| DUYURULAR |
Bazı hastalıkları, kötülükleri ve nazarı uzaklaştırmak için boyna asılan
veya üstte taşınan yazılı kağıt; üç köşeli şekilde katlanmış
şey; üç köşeli bir nüsha manalarında kullanılır.
Muska kelimesinin aslı "nüsha"dır. Arapça nüsha'dan Türkçeye
bu şekilde, değişerek geçmiştir. Buna Kuzey Afrika'da "hurz",
Doğu Arabistan'da "hamaya", "hafiz" yahutta "maâza",
Türkiye'de "muska", "nusha" veya "hamail" denir. Hadis ve
fıkıh kitaplarında, "rukye" olarak geçmektedir.
Muska, genellikle olası bir hastalıktan korunmak veya tedavî
amacıyle yazılarak taşınır. Çoğunlukla üçgen biçiminde
meşin, teneke, gümüş ve altın kalplar içine konarak boyna
asılır ya da kola takılır. Dört köşeli veya kalp biçimiııde
kaplara da konan hamail, bütün İslâm dünyasında yaygın
biçimde kullanılmaktadır.
Muskalara yalnızca sûre, ayet, hadis veya bir dua yazıldığı
gibi, Allah'ın, meleklerin, efsanevî kişilerin adları,
anlaşılmaz tılsımlı sözler, simgeler, yıldız işaretleri,
rakamlar, rumuz ve işaretler, insan ve hayvan resimleri ile
garip harf şekilleri de yazılıp çizilmiştir. Sûre, ayet,
hadis ve duanın yazıldığı muskalar İslâm dönemine; diğerleri
ise, İslâm'dan önceki batıl inanç ve hurâfelere aittir.
Müslümanlar arasında muskalara 113. sûre olan Felak, 114.
sûre olan Nâs, Yasin, Fâtiha süreleri, Âyetü'l-Kürsi
(2/256), Âyetü'l-Arş (9/130), diğer çeşitli ayet, hadis ve
dualar yazılır.
İslâm fıkhı âlimleri, zararı gideren şeyleri üçe
ayırmışlardır: Birincisi, açlık için ekmek yemek ve susuzluk
için su içmek gibi kesin olanlarıdır. İkincisi, tıbbî
tedâvilerin bir kısmı gibi muhtemel (maznûn) olanlardır ve
üçüncüsü de, okuyarak tedâvi gibi, etkisi ihtimalli
olanlardır. Zararı gidereceği kesin olan şeyi kullanmak farz
ve onu terketmek haramdır. Muhtemel olanı yapmak iyidir.
Ancak onu terketmek haram değildir. Üçüncü türünü yapmak da
caizdir (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili,
İstanbul 1970, IX, 6395 vd.).
Dolayısıyle İslâm'a göre nazar, korku ve benzeri bazı
psikolojik hastalıklar için sûre, ayet, hadis ve duaları
okumak ve yazıp bir yere asmak caiz kabul edilmiştir.
Her şeyden önce İslâm dini, insan sıhhâtinin korunmasına ve
hastalandığı zaman tedâvî görmesine son derece önem
vermiştir. Ebu Hureyre, İbn Abbâs ve İbn Mes'ûd'tan rivâyet
edildiğine göre, birisi Hz. Peygamber (s.a.s)'in huzuruna
gelerek, "Ya Rasûlallah, gerektiğinde tedâvi olalım mı?"
diye sormuş. Hz. Peygamber (s.a.s) bu soru üzerine: "Ey
Allah'ın kulları tedâvi olunuz. Yüce Allah ihtiyarlığın
dışındaki her hastalığın şifâsını da yaratmış" diye
buyurmuştur (Buhârî, Tıb, 1; et-Tirmizî, Tıb, 2;)
Ebu Sâîd kanalıyla rivâyet edilen bir hadiste, Hz. Peygamber
(s.a.s)'in muavvizeteyn* (Felak ve Nas) sûreleri nazil
oluncaya kadar, insan ve cinlerin nazarlarından Allah'a
sığındığı açıklanmaktadır (et-Tirmizî, Tıb, 16; İbn Mace,
Tıb, 33).
Hasta olan bir insanın dua etmesi ve okuması câiz olduğu
gibi, salih kimselere bunu yaptırmak da câizdir. Hz. Aişe
(r.a)'dan şöyle rivâyet edilmiştir: Hz. Peygamber (s.a.s)
hasta olan akrabalarının üzerine okuyarak sağ eliyle onları
sıvazlar ve şöyle derdi: "Ey Allah'ım, ey insanların Rabb'ı,
şu hastalığı götür, şifâ ver, şifâ veren Sensin. Senin
vereceğin şifâdan başka şifâ yoktur. Hastalığı ortadan
kaldıracak bir şifâ ver" (İbn Mace, Tıb, 35, 36).
Bu ve benzeri rivâyetlere göre, okuma ve yazma sûreti ile
tedâvî caizdir. Ancak bunun için bazı şartlar vardır. Bu
şartları şöyle sıralamamız mümkündür:
1- Okunan ve yazılan şey sûre, ayet, hadis veya manası
anlaşılan dua olacak.
2- Manası bilinmeyen bir takım isim, harf, resim ve
işâretler kullanılmayacak. Buna göre, yukarıda anlatılan
ikinci çeşit muskalar İslâm'a göre haram ve yasaktır.
3- Tıbbi tedâvide olduğu gibi, burada da şifâ verenin yalnız
Allah olduğuna inanılacak; O'ndan başkasından hiç bir şey
umulmayacaktır.
4- Sevdirmek veya nefret ettirmek gibi, tedâvi ile alakası
olmayan şeyler için yapılmayacaktır (Elmalılı Hamdi Yazır,
Hak Dini Kur'ân Dili, IX, 6397).
Dikkat edilecek diğer bir husus da muska yazarken veya
yazdırırken, İslâm'a muhalif olan her şeyden uzak durmak
gerekir. Ölçü İslâm ve niyet Allah'ın rızası olmalıdır.
Âlimlerin çoğunluğu, okuma veya yazma yolu ile tedâviden
ücret almayı câiz görmüş bunu haram kabul etmemişlerdir (et-Tirmizî,
Tıb, 20; el-Aynî, Umdetu'l-Kari, V, 647). Ancak bunu
istismar etmemek gerekir.
Yukarıdaki şartlara uygun olarak yazılan muskaları kullanmak
ve taşımak (caizin terki ise evlâdır). İslâm dini açısından
herhangi bir sakıncası yoktur; fakat bu şartlara aykırı
olarak yazılan ve taşınan muskalar, Allah'a ortak koşma
(şirk) anlamına geleceğinden, kesinlikle yasaklanmış, haram
kabul edilmiştir.
|
|
|
|
|